Zonguldak / Uzunkum / 2018

   Fotoğrafın anlamı hayatımda çok büyük bir yer kaplıyor aslında.  Kırgınlıklarım, sevincim, hüznüm, kederim, gündelik hayatımda ufak ama büyük bir öneme sahip olan detaylar, çevremde olup biten olaylar, kendimle olan kavgam, anlam arayışım ve anlattıklarımla, geçmişle kurduğum bir bağ.

   Bazen de bir sığınak, her şeyden, herkesten soyutlanıp geçmişi ve içinde bulunduğum zamanı unutmak için sessiz sedasız gerçekleşen içsel bir yolculuk. En önemlisi anlatmak, anlaşılmak için kullandığım bir araç.

   Bazen de bir günlük, yaşadığım, gözlemlediğim şeylerin unutulmamasına karşı bir direniş, bir belge. 

 Çok büyük bir öneme sahip yani fotoğraf. Çünkü kelimelerin yetersiz olduğu, anlaşılmayan olayları tek bir fotoğraf karesi bütün çıplaklığıyla anlatabiliyor ve ekstra bir açıklamaya ihtiyaç duyulmuyor. Yaptığım işi, çektiğim fotoğrafları sağır, dil bilmeyen, farklı coğrafyadan, farklı kültürden, farklı dilden insanlarda yorumlayabiliyor. Evrensel bir dil yani ve bu benim çok hoşuma gidiyor. Ürettiğim, çektiğim, anlattıklarımın bir kanıt değeri de var. Fotoğraf diğer sanat dallarıyla bu yönden ayrılıyor.

    Dediğim gibi fotoğraf geçmişim ve hissettiklerimin fazlası değildir. Bu yüzden özneldir ve çok değerlidir.

Ahmet Öktem Arıç